Polonezköy

 

 

2014 yılında kuruluşunun 170. yılını kutlayan Polonezköy, ormanlarla çevrili dev bir doğa parkının ortasına kurulmuş bir nostaljik bir kültür adası gibi.

Polonezköy’de yemyeşil tepelere doğru uzayan ahşap çitler, bahçelerin geçmişine işaret ediyor. Bölge insanına bereket dağıtan, düğünlere, festivallere ev sahipliği yapan rengaren çiçekli kırlar, yaz aylarında da berrak yeşilliğini koruyor.

Hatıralarla yüklü 1,5 asırlık geleneksel evlerin her biri ise adeta bir müzeyi andırıyor. Bahçelerinden evlerine günlük yaşamın alışıldık ayrıntıları Polonezköylü çocukların anılarında gelecek nesillere taşınıyor.

Polonezköy’ün kiremit çatılı otantik çiftlik evleri tarım ve hayvancılığa dayalı günleri akla getiriyor. Ama o anlar çoktan geride kalmış gibi. Artık polonezköy insanı geleceği turizmde arıyor.

Zosia Teyze’nin 1,5 asrı çoktan geride bırakan evi de bir nevi müze işlevi görüyor. Ağaçların oluşturduğu otantik doğal bir tünelden geçilerek ulaşılan bu ev, ziyaret edenleri köyün tarihine doğru nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.

Polonezköye geldiğinizde , dağ köylerini andıran bir taşra atmosferinin içinde buluyorsunuz kendinizi. “Polonezköy’de bahar, çiçeklerden bir davetiyedir kırlangıçların düğünün“ sözü tam olarak o için söylenmiş gibi. Bu sözü anlamak için köy meydanından yemyeşil ormana doğru yürümek yeterli.

Avlusunda atların dolandığı çiftlikler, huzur dolu olabildiğince yeşil piknik alanları, çardaklı kır restauranları ve sevimli minik özenli pansiyonlar

Gözalabildiğince geniş vadiye serpiştirilmiş polonez evleriyse özgün bir mimariye dikkat çekiyor.

Ahşap çitlerin çevrelediği 2 katlı beyaz evlerin hemen hemen hepsi koyu renk pervazlı ve yemyeşil bahçeli. Köyün patikalarında dolanırken yolumuza sülün, saksağan, kızılgerdan, baştankara ve çalıkuşları eşlik ediyor.

Köydeki polonez evlerinde kahvaltılar genelde haftasonları açık büfe şeklinde veriliyor. Mangalda et ve sebze çeşitleri ise tercihe göre hazır olarak ya da kendin pişir kendin ye şeklinde hazırlanıyor.

1992 yılından beri düzenlenen geleneksel Polonezköy Kiraz Festivali, bu yıl 16-17 Haziran tarihleri arasında yapıladı. Polonya’dan gelen folklor gruplarının katılımıyla renklenen festival, özgün giysiler ve neşeli polonya ezgileriyle bu senede göz doldurdu.

Köy meydanı çevresindeki tezgahlarda el yapımı cam işi eşyalar, dekoratif tasarımlı objeler, ahşaptan üretilmiş objeler, el oya işleri ve evde hazırlanmış lezzeteli reçelleri satılıyor. Köyün kirazı da çok meşhur.

Polonezköy meydanındaki Kültür Evi Parkı’nı enteresan ahşap heykelleri süslüyor. Mimar Sinan Üniversitesi sanat öğrencileri ve Polonyalı sanatçıların ortak bir eseri olan heykeller, Polonezköy’e özgü gelenksel değerleri ifade ediyor.

Polonezköy’de bisiklet için de düzenlenmiş çok hoş bir parkur da var.Toplam 5,4 kilometrelik bu parkur, bisiklet ve yürüyüş sevenler için ideal bir alan.

Polonezköy’de oteller kısmı ise, ev pansiyonlarından, butik 5 yıldızlı konforunda otellere, polonezköy havuzlu konaklama ve yeme içme dahil otellere dek uzanan otel seçenekleri mevcut.

Kır düğünü, Balayı, diyet ve sağlık, gurme ve sportif amaçlara yönelik hizmetler de sunan tesisler pek çok ünlünün de zaman zaman uğrak yeri.